18. Yüzyıl’dan 20. Yüzyıla Osmanlı Eğlence Kültürü ve Hayatı

Loading

Giriş

Bu makale, Osmanlı’nın modernleşme adı altındaki çalışmalarını ve değişen eğlence kültürünü anlatır. Erken Modern’den Lale Devri’ne, Lale Devri’nden Tanzimat’a, Tanzimat’tan Islahat Fermanı’na kadar geçen süreçte değişen sosyal hayatı ele alır.

Modernleşme çalışmaları, 20. yüzyıla doğru gayrimüslimlere olması gerekenden fazla hak tanınması özellikle İstanbul’daki muhafazakâr yapıyı yok olma durumuna getirmiştir. Böylelikle eğlence kültürü kökten sayılabilecek bir evrim geçirdi. Aynı zamanda kıyafet kültürü de büyük bir değişime uğradı. Gayrimüslim ve Müslüman ayırt edilmedi. İşte bütün bu dönemlerde gerçekleşen çalışmaların sonuçları ve problemleri bu makalede ele alınmaktadır.

1. Erken Modern İstanbul’da Osmanlı Eğlenceleri
a. Sosyal Yapı

Osmanlı kurulduğu tarihten cumhuriyetin ilanına kadar, içinde birçok etnik millet bulundurmuştur. Bu milletler Müslüman, Rum, Ermeni, Yahudi ağırlıklıdır.[1] Bu kadar çok millet içinde barındırmak hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurmuştur.

b. Eğlence Anlayışı
Donanma Şenlikleri

Bu milletler 19. Yüzyıla kadar kanunlar gereğince (dini kanunlar dahil) birbirlerine çok karışmamış, kendi dinlerinden olan insanlarla eğlenmişlerdir. Ancak Erken Modern dönemde azınlıkların Müslümanlarla eşit şekilde eğlendikleri dönemler de vardır. Bu tarihlerden bir tanesi padişah çocukları doğduğunda, sünnetlerinde veya bir yer fethedildiğinde düzenlenen donanma şenlikleriydi. Bu donanma şenlikleri dönemlerinde gayrimüslim ya da Müslüman fark etmeksizin bir topluluğun eğlenme amaçlarıyla yaptıkları şeylerden olması dolayısıyla ceza verilmemiştir.[2] Ancak bu şenliklerin amacı devletin kendisinin ne kadar kuvvetli olduğunu göstermesidir.

Gayrimüslim Eğlenceleri

Gayrimüslimler genellikle Fener, Balat, Kumkapı, Pera taraflarında yaşamışlardır.[3] Böylelikle -özellikle Pera’da- meyhane, gazino, bozahane gibi İslam’a göre bulunmanın haram olduğu yerler çok olmuştur. Gayrimüslimlerin belirli tarihlerde kutladıkları ve “Karnaval” adını verdikleri eğlence biçimi özellikle Islahat Fermanı’ndan sonra çoğalmıştır.

Başka Eğlenceler

Donanma şenlikleri dışında kamusal eğlence mekanları da vardır. Bilhassa kahvehaneler önemli mekanlardır. Özellikle de Müslüman erkekler eğlenmek ve sosyalleşmek için kahvehane gibi mekanlarda bulunurlardı. Özellikle tütün ürünlerinin bolca tüketildiği bu yerler, Müslümanların uğrak yeridir.

2. Modernleşme Adımları
a. Lale Devri
Lale Devri’nin Getirdikleri

Lale Devri, 1718’de Pasarofça Antlaşması ile başlayan 1730’da Patrona Halil İsyanı ile biten, modernleşmenin önemli adımlarının atıldığı dönemdir.[4] Bu devirde halkın sıklıkla gittiği Kağıthane’de bahçe düzenlemeleri yapılmış ve Lale Devri’nin simgesi olan Sadabad Kasrı inşa edilmiştir. Lale Devri’nde gösteriş ve Avrupa tarzı eğlence anlayışı, hem saray erkânı hem de halkın seçkin kesimleri arasında popüler olmuştur.[5] “Lale Çırağanı “adını verdikleri sefa tarzı ortaya çıkmıştır. Adının Lale Çırağanı olması sebebi “çerağ” adını verdikleri bir aydınlatma çeşidiyle ve laleyle yapılmasıdır.

Lale Devrinin Sonuçları

Bu şekil eğlenme biçimleri fazlaca çoğalmış olsa bile o zamanlar devlet bir ekonomik buhran içindeydi. Pasarofça Antlaşması’nın maddeleri devleti ağır bir ekonomik yükümlülük içinde bırakmıştır. Bu yükümlülükler, vergilerin artmasına yol açmış ve zor durumda olan halkı daha da zor duruma getirmiştir. Halkın büyük bir kısmı ise yoksulluk çekmeye başlamış ve bu tür eğlenceleri desteklememiştir.

1730’lara doğru eğlencelerin bir yarış haline gelmesi ve yoksul halkın gözüne daha çok batırılması halkı daha çok kızdırmış, isyanın çıkmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle çıkan Patrona Halil İsyanı ile hem Lale Devri son bulmuş hem de III. Ahmet tahttan indirilmiştir.[6]

b. III. Selim ve II. Mahmut
III. Selim’in Islahatları

III. Selim Avrupa’yı yakından takip ediyordu. Avrupa’nın kültüründen ve onların getirdiği yeniliklerden etkilenerek “Yeni Düzen” anlamını taşıyan “Nizam-ı Cedid” adlı reform hareketini başlatmıştır. Bu reform hareketinde Yeniçerileri kaldırma düşüncesi de vardı ve buna binaen askeri anlamda yenilik olarak “Nizam-ı Cedid” ordusunu kurmuştur.

III. Selim’in hem ıslahat yapması hem de eski düzeni devam ettirmesi beraberinde bir ikililik durumu getirmiştir.[7] İşte III. Selim bu yüzden ıslahat çalışmalarını tam olarak yapamamış, Yeniçeriler bunu fırsat bilerek ve belirli kesimlerden destek alarak sultanı tahttan indirmişlerdir.

II. Mahmut’un Islahatları

II. Mahmut’un ilk önemli ıslahatı yeniçerileri ortadan kaldırarak İstanbul sosyal hayatını kökünden değiştirmek olmuştur. II. Mahmut’un erkeklerin şalvar, kavuk vb. oluşan klasik giyim tarzı yerine devlet dairelerinde fes, pantolon ve setreden oluşan yeni bir kıyafet giyilmesini zorunlu tutmasından sonra, bu yeni giyim biçimi toplumun diğer kesimlerine de yayılmıştır.[8] Kadınlar da ilerleyen yıllarda giyimlerini Avrupa modasına benzetmeye, zengin kadınlardan başlayarak modaya uygun giyinmeye başlamışlardır. Bu dönemde yabancıların ve turistlerin ülkeye girişi kolaylaşmış; Pera, Fener gibi gayrimüslim yerleşim yerleri artış yaşamış ve gayrimüslim eğlence anlayışı artmaya başlamıştır.

3. Tanzimat Ve Islahat
a. Tanzimat Ve Islahat Dönemi
Tanzimat Ve Islahat’ın Getirdiği Sınıfsallık

Tanzimat ve Islahat dönemleri önceki padişahların yaptığı reform hareketlerinden etkilenmiştir. Buna benzer şekilde III. Selim’in yaptığı “Nizam-ı Cedid” adlı reform hareketi II. Mahmut’un yaptığı yeniliklerin önünü açmıştır.

II. Mahmut İstanbul’un sosyal ve kültürel hayatını kökünden değiştirecek faaliyetler yapmıştır. Kültürel ve eğlence hayatının değişmesinde en büyük rol alan olay yabancıların ve turistlerin ülkeye girişini kolaylaştırmaktır. İşte bu yüzdendir ki Pera taraflarındaki gayrimüslim yerleşimleri artmış, nitekim eğlence mekanlarında da hatırı sayılır miktarda bir artış yaşamıştır. Azınlık nüfusun asayiş sorunları çıkarması ve yabancı devletlerin içişlerine karışması Tanzimat Fermanı’nı getirmiştir. Bu süreçte azınlıklara daha fazla hak tanınmıştır. Verilen bu haklar sayesinde, kamusal alanların mülkiyeti gayrimüslimlere geçebilmiş; bu alanların birçoğu zamanla gayrimüslim kültürünün etkisi altına girmiştir. Ancak tüm bu gelişmeler azınlıkları tatmin etmemiş ve bunun üzerine devlet, Islahat Fermanı’nı yayımlamıştır.

b. Gayrimüslim Kültürünün Yansımaları
Eğlence Anlayışındaki Değişim

Tanzimat ve Islahat Fermanları’nın yayımlanması gayrimüslim eğlence anlayışlarının ve mekanlarının artmasına yol açacak. Şeriata göre haram eğlence mekanlarının bu kadar fazla olması, “karnaval” eğlenceleri ile bayramların ve diğer özel günlerin çakışması İstanbul’un İslami yapısının neredeyse yok olma durumuna gelmesine sebebiyet verecektir.

Ramazan ayıyla gayrimüslimlerin özel günlerinde yaptıkları ”karnaval“ adını verdikleri eğlence biçimi aynı günlere denk geldiğinde, Müslümanlar bir zaman sonra karnavallara da katılım göstermeye başlamışlardır.[9] Yani bu eğlencelere kapılanlar için artık Ramazan ayı ibadet ayı değil, sefahat ayı olmuştur.[10] Ancak devlet İslam temelleri üzerine kurulmuş olduğu için kötü yola düşen erkekler belirli haber ve medya kaynakları tarafından uyarılmış, halkın çoğunluğu kurtarılmak istenmiştir. Üstelik sarhoşluk etkisinde kalmış insanlar gece dışarılarda olduğu için can ve namus güvenliği son derece azalmıştır. Öte yandan bu istisnai durum gayrimüslim yerleşim yerlerinin fazla olduğu mahalleler için geçerlidir.

İşgale Kadar ve Sonrası için Modern İstanbul

Artık İstanbul, “modern” bir şehir kimliği kazanmıştı. Bu durumdan rahatsızlık duymayan kesimler de mevcuttu; bunlar genellikle toplumun seçkin ve varlıklı sınıflarını oluşturmaktaydı. Gazino, meyhane ve benzeri eğlence mekânlarının merkezinde gelişen bu gece hayatı, İngilizlerin Boğaz’ı işgaline kadar varlığını sürdürmüştür. Ancak bu durum yalnızca Osmanlı Devleti dönemine özgüdür. Söz konusu eğlence biçimleri ilerleyen yıllarda da devam etmekte, günümüzde dahi İstanbul’un bazı kesimlerinde benzer anlayışların izleri sürmektedir.

Sonuç

Sonuç olarak İstanbul’daki sosyal ve eğlence hayatı olduğu gibi kalamamış, gelen padişahların da etkisiyle büyük bir değişime uğramıştır. Muhafazakâr hayat yerini “Avrupai” bir hayata bırakmıştır. Nitekim değişime ayak uyduramayanlar, günümüzde de olduğu gibi silinip gitmiştir. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa bu hayat tarzına ilk adımı atmış, sonraki yönetimler de bunu devam ettirmiştir. Ancak saray ve halk kendi fikri ile hareket etmemiş, herkes bir özenti içinde olmuştur.

II. Mahmut kıyafet devrimini Avrupalıların kıyafet tarzına özenti duyarak getirmiştir. Bilhassa Müslüman halk kahvehaneleri meyhane özentisi ile kurulmuştur. Ancak bütün bu özentiler sadece kötü sonuçlar doğurmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kısmı bu devrimler sayesinde temellenmiştir. Bunların en ünlüleri kıyafet devriminin olması ve tıpkı Islahat Fermanı’nda olduğu gibi herkesin eşit sayılmasıdır. Nitekim herkesin eşit sayılması zaten değişen eğlence kültüründe bir değişiklik yapmamış aksine daha da çoğaltmıştır.

Kaynakça

1. Çilli Kutan, Ö. (2022). 19. YÜZYIL İSTANBUL’UNDA SOSYAL ve KÜLTÜREL HAYATIN MODERNLEŞMESİ. Memleket Siyaset Yönetim, 17(37), 83-114.

2. Hakverdioğlu, M. (2012). Nevşehirli Damat İbrahim Paşa İçin Yazılan Lâle Devri Kasideleri. Sage.

3. Yücel, H. A. (2019). Geçtiğim Günlerden (31. baskı). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

4. Yüzbaşı, E., & Sarıkçıoğlu, M. (2021). 18. ve 20. Yüzyıllar Arasında Osmanlı Devleti’nde Gayrimüslimlerin Yaşamları: (İstanbul, İzmir Ve Selanik). Akademik Tarih ve Araştırmalar Dergisi, 4, 49-62.

  1. 19. YÜZYIL İSTANBUL’UNDA SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYATIN MODERNLEŞMESİ, Özgün Çilli, 2022:3
  2. 19. YÜZYIL İSTANBUL’UNDA SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYATIN MODERNLEŞMESİ, Özgün Çilli, 2022:7
  3. 18. ve, 20. Yüzyıllar arasında Osmanlı Devleti‘nde Gayrimüslimlerin Yaşamları, Esin Yüzbaşı – Melike Sarıkçıoğlu, 2021:12
  4. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa İçin Yazılan Lale Devri Kasideleri, Metin Hakverdioğlu, s.36
  5. 19. YÜZYIL İSTANBUL’UNDA SOSYAL ve KÜLTÜREL HAYATIN MODERNLEŞMESİ, Özgün Çilli, 2022:12
  6. 19. YÜZYIL İSTANBUL’UNDA SOSYAL ve KÜLTÜREL HAYATIN MODERNLEŞMESİ, Özgün Çilli, 2022:12
  7. 19. YÜZYIL İSTANBUL’UNDA SOSYAL ve KÜLTÜREL HAYATIN MODERNLEŞMESİ, Özgün Çilli, 2022:13
  8. 18. ve 20. Yüzyıllar Arasında Osmanlı Devleti’nde Gayrimüslimlerin Yaşamları, Esin Yüzbaşı, Melike Sarıkçıoğlu, 2021:10
  9. 19. YÜZYIL İSTANBUL’UNDA SOSYAL ve KÜLTÜREL HAYATIN MODERNLEŞMESİ, Özgün Çilli, 2022:9
  10. Yücel, 2019:177

Avatar fotoğrafı

Ahmet Muaz Aytekin

İHYÂ – II

Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi 2 . Sınıf Öğrencisi

iletişim: ahmetmuazaytkn@gmail.com

2026-27 Eğitim Yılı Kayıtlarımız Başlamıştır

Close Welcome Bar